10 Mart 2013 Pazar

Hayat Kitabımız

Karamsarlık değil sadece olacakları düşünmek olacak şu an yazacaklarım.
Bir sürü hikaye dinliyorum, yanımda yaşıyorlar,anlatıp yaşatıyorlar ben yaşıyorum.
Hayat,aklının başına geldiğinde canlandırdığın şekilde olması için çabaların,her gün firelerinin sonunda elinde kalanlara bakmanla mı sonlanacak?
Paralı ya da parasız,eğlence dolu ya da yardım dolu şekilde planlanıyorsun.
Ardından gelen hayat, fazlalık olan amaçlarını hayallerini atman için sana seçenek sunmuyor,emrediyor.
Fazlalıklar,yavaş yavaş hayallerinin hepsi olmaya başlıyor.
Birkaçını koltuk altına aldığın,vazgeçemeyeceğin hayallerinin bile oradan nasıl çekip alınıdığının farkına varamıyorsun,sıkı sıkıya bağlandıkların nasıl oluyor da sen izlerken bile ellerinden kayıp gidiyor.
Acaba hayallere mi bağlı kalmamak lazım,hayal kurmamak,olanı yaşamak mı?
Cesaretimizi amaçlarımız sağlıyorsa neye tutunacağız?
İstediğimizi gidip almak için yola çıktığımızda arkada bıraktıklarımız mı daha değerli,yoksa o buna değer mi?
Hayatı istediğimiz gibi yaşama kavramı hiçbir şey ile sağlanmıyor, mevzu bahis para bile olsa.
Ne tarafa dönmeliyiz bunun için,içimize mi yoksa gökyüzüne mi?
Her gitmeye göze aldığımız yer için güvenimiz varken arkaya bakıp üzülmemiz neden?
Yeni birini kazandığımızda ancak ileride onu da kaybedeceğimizi bilmek ona daha sıkı sarılmamızı gerektirirse,gittiğinde daha fazla üzülmeyecek miyiz?
Ölüm bir dönem seçenek ya da amaç mı olacak?
Gerçekleşse her istediğimiz mutlu olacak mıyız yoksa amaçsız mı kalacağız?
Bunları düşünmemek kör olmak mı yoksa düşünerek hayatını köreltmek mi?
En iyisi yaşa,filmin sonunu birlikte görelim.
Zamanı gelince kapanış cümlesini yazarız hayat kitabımızın son kalan satırına...