Dinlemek unutulmuş!
Sadece kendilerini dertli zannedip
Benzer dertlerini anlatiyorlar.
Dinlemek, sadece dinlemektir.
Fikir belirtmeden ya da bişey söylemeden.
Müzik dinler gibi,
Ama insanlar unutmuş dinlemeyi!
Dinle!!!
Sadece bir kez olsun dinle!!!
Gerçekten ne düşünüyorsun,
Acaba sende ne his uyandırdı,
Kimsenin umurunda değil,
Sen kendi derdini anlatırken karşı taraf sana bunları söylüyor.
Hiç belli etmiyor değil mi?
Senin hayatındaki bir örnek onun bu durumunu mu çözecek?
Yeni baskı: O sen değil!
Sen olarak doğan sadece sensin.
Verdiğin akılları sen niye yapmadin?
Senin yapmadığın doğruları akıl olarak mı veriyorsun?
Bırak anlatsın,
İçini döksün.
Sana yanlış mı geldi?
Sen aynı durumda olsaydın, karşı tarafı umursar mıydın?
Sus!!!
Dinle!!!
Bazen başkalarının yaşadıklarından da tecrübe edinir insan,
Bunu en iyi bilenlerden biri sen değil misin?
Yapmadıkların ile!
Dinle birazdan siniri geçecek, derdi biraz olsun dinecek
Sonra zaten sana fikrini soracak
Kendini nutuk vermeye mi hazırladın?
Dinle!!!
O sen değil!
Yolumu nasıl bulacak?
Sen nasıl buldun?
çokta SIGmund freud
açıklayabilirim ama önce biraz şarap?
22 Haziran 2014 Pazar
22 Ocak 2014 Çarşamba
Güneşim bekliyormuş beni
Yeşilliklerin ortasındaki salıncağı hatırladın mı?
Yağmur başlamadan oraya gider,
Oturur,
Kuşların son valsini izler,
Onlardan biri olup,
Kendini rüzgara teslim eder,
İstediğin rüzgarı kanatlarının altına alıp süzülürdün.
Rüzgarda süzüldüğünü hissettiğindeki ifade,
Huzurun içinde dans ediyormuşçasına mutlu,
Sessizliği kaybedecekmişçesine tedirgin,
Tedirginliğin mutluluğunu engellememesi için de kararlı.
Sessizliği yağmur bozdu.
Yağmurun
Kanatlarına çarpmasından çok,
İçindeki mutluluğa değmesi acıtıyordu seni,
Bitmemesi gerekiyor,
Yağmurdan kaçmak için yükseldin,
Sanki berrin akıyordu ama sana rüzgar lazımdı,
Yükseldin,
Hırslandın,
Hızlandın,
Bulutlardan kurtuluşunun ilk anı,
Suratındaki ifade
Sen rüzgar beklerken
Güneş bekliyormuş seni,
Gökkuşağı atkısıyla birlikte.
Ve gözlerini açtın
Beni görünce sarıldın
Kulağıma fısıldayarak dedin ki
Güneşim bekliyormuş beni.
Bitmemesi gerekiyor,
Yağmurdan kaçmak için yükseldin,
Sanki berrin akıyordu ama sana rüzgar lazımdı,
Yükseldin,
Hırslandın,
Hızlandın,
Bulutlardan kurtuluşunun ilk anı,
Suratındaki ifade
Sen rüzgar beklerken
Güneş bekliyormuş seni,
Gökkuşağı atkısıyla birlikte.
Ve gözlerini açtın
Beni görünce sarıldın
Kulağıma fısıldayarak dedin ki
Güneşim bekliyormuş beni.
20 Ocak 2014 Pazartesi
İnsan
Mutsuzluk hayatı anlayabilmekle gelir.
Gün batar,
Düşüncelerinin zamanı başlar.
Hayatı her gün yeniden kurar,
Olmasaydı da ne olurdu demeler sarar.
İnsan olmasaydılarla yaşar,
Olsaydılarla uyur.
Uyanmak unutmak değil,
Ara vermektir.
Yeniden o güneş batacaktır
Ve kalp aralanacaktır.
Gün batar,
Düşüncelerinin zamanı başlar.
Hayatı her gün yeniden kurar,
Olmasaydı da ne olurdu demeler sarar.
İnsan olmasaydılarla yaşar,
Olsaydılarla uyur.
Uyanmak unutmak değil,
Ara vermektir.
Yeniden o güneş batacaktır
Ve kalp aralanacaktır.
5 Ocak 2014 Pazar
Bırakamadım
Yine yalnızlığa söndürdüm sigaramı.
Kalabalığın içinde olmamak için
Buldum beni kimsenin bulamayacağı
Duvar arkasını.
Biram şişeye inat olduğu yerde azalıyor.
Etrafa bakacak halim yok.
Seninle benim gibi
Tartışan ayrılıyor,
Hem mekandan
Hem birlikteki yeni anılarından,
Git arkasından desem de sesim çıkmıyor.
Sanki o gün çıkabilmişti!
Nereden bileyim,
Git dediğimde bir daha gelmeyeceğini.
Gelirsin sandım,
Yatağın bi tarafında sen,
Diğer tarafında ben,
Uyumadan yine bakışırız
Yaptıklarımıza,
Sadece seni istiyoruma zıt olan her laftan
Pişman oluruz sandım.
Şimdi yatağının öbür tarafında
Sevgiyle baktığın gözler
Başkasınınmış.
Arkandaki komidinde de yüzükleriniz...
Her sigarayı unutmak için yaktım
Yine bittin sandım
Gördüğüm her çakmak alevinde
Yeniden başladım
Belki bu yüzden bırakamadım
Ne adını
Ne sigarayı...
Kalabalığın içinde olmamak için
Buldum beni kimsenin bulamayacağı
Duvar arkasını.
Biram şişeye inat olduğu yerde azalıyor.
Etrafa bakacak halim yok.
Seninle benim gibi
Tartışan ayrılıyor,
Hem mekandan
Hem birlikteki yeni anılarından,
Git arkasından desem de sesim çıkmıyor.
Sanki o gün çıkabilmişti!
Nereden bileyim,
Git dediğimde bir daha gelmeyeceğini.
Gelirsin sandım,
Yatağın bi tarafında sen,
Diğer tarafında ben,
Uyumadan yine bakışırız
Yaptıklarımıza,
Sadece seni istiyoruma zıt olan her laftan
Pişman oluruz sandım.
Şimdi yatağının öbür tarafında
Sevgiyle baktığın gözler
Başkasınınmış.
Arkandaki komidinde de yüzükleriniz...
Her sigarayı unutmak için yaktım
Yine bittin sandım
Gördüğüm her çakmak alevinde
Yeniden başladım
Belki bu yüzden bırakamadım
Ne adını
Ne sigarayı...
26 Aralık 2013 Perşembe
Atıf
Sen ağlarken herkesin güldüğü günün tek o gün olduğunu sanar insanlar. Hayat bizden bir şey istemezken etrafın zannı yüzünden, küçükken sarıldığımız her şeyden bir bir çekiyoruz elimizi. Akıllısı mı çekemiyor bu hayatı ya da akılsızı mı sallamıyor dünyayı. Hayatta on günün kötülüğünü bir iyi günle unutmak mı doğru olan. Ya yaşadığımız kişilere de çekilmez ediyorsak, ya bizimle olmasalardı daha iyi bir şekilde yaşayacaklarsa. Ne için varız, kimin için varız. Doğduğunda yaşa diye emir verilmiş. Ölemez, öldüremezsin diye sınırlar çekilmiş. Ya ölüm de yaşamın aynısıysa, ikisinde de aslında birileri için zaten yoksan. Emeklerini ölüme bir kaç tane hata yaptığın için hediye edeceksin. Ölümden sonra aynı yaşama dönecersek, ya doğruyu bulana kadar devam ederse. Daha kaç kez, kaç kişi için yok olacağız. Olanlarla yetin, yaşa, keyfini çıkar emirlerinin yerini bizim emirlerimiz ne zaman alacak? Keyifli anında bile bir nota, bir yüz, yine yalnız bırakmayacak mı seni düşüncelerinle, o koskocaman kalabalığın içinde? Neden diye hep biz mi soracağız? Sadece efkarı, gülmelerimizi şişenin dibine gömüp, sigara son dumanını verdiğinde mi yeniden başlangıç sayacağız? Bugün de güneş battı, uzun zamandır orada olduğunu bile görmediğim güneş. Batıyor artık ayrılıklar, yakınken uzaklıklar, gülümseyen maskeler, ardında bırakamayıp hep cebinde taşıyıp arada baktığın hatıralar, bilmemezlikten görmemezlikten geldiğin acı sancılar, tren rayında yürür gibi hep aynı yollar, tökezleyip düşmemek için önceden düştüğünün izlerine bakıp tecrübe demeler, gelmeyeceğini bile bile ummalar, deli gibi istediğin şeyin sonrasındaki yakınmalar, defter gibi yazıp silsekte orada izi kalacak, yeni başlangıç yapamayacağımız sayfalar... İlk başarımızı kazanarak başladı hayat, ağlayarak doğduk, ağlatarak gideceğiz ama arada kim bilir kaç kez ağlayacağız? Sayamayız, geriye saymak kaldı artık elimizde. İster uy hayata, istersen uyma ama giderken yine pişman olacağız, azıcık daha fazla zaman dileyeceğiz. O fazla zamanda mı değere binecek hayat. Bırak şimdi hayat devam etsin, haklısın, senin elinde değil ne de olsa sen olsan da olmasan da devam edecek...
23 Aralık 2013 Pazartesi
Tanri`ya isimi tamamlamama izin verdigi icin
Cello konusuyor
Diger yalvaran her ses azaliyor
Bir tek ses kaliyor
Mucadele devam ediyor
Ilk keman yukselip Tanri`ya yakaiyor
Ve Tanri cevap veriyor
Tanri sevgi dolu ellerini
Yeryuzune indiriyor
Ve alip gokyuzune yukseliyor
Elleri goklere yukseliyor
Cello dunyanin tepkisini veriyor
Ama diger sesler huzunlu ve bastirilmis
Bi an icin
Ve sonra
Tam o anda sonsuza dek yasayabiliyorsun
Yeryuzu sanki yok
Zaman zamansiz halde
Ve seni kaldiran eller
Yuzunu tutuyor
Ve Tanri`nin yuzune dogru kaldiriyor
Ve onunla butunlesiyorsun
Huzuru buluyorsun
Ve su anda ozgursun
Beethoven`i Anlamak
16 Aralık 2013 Pazartesi
Özür dilerim
Emekleri göremez
Yapılanların normal bir şey
Yaşatılanların olması gerektiğini sanarız bazen.
Özür dilerim
Hırsa kapılıpta keyif alamadığım hayattan,
Anı değerlendireceğim diye öngöremediğim gelecekten,
Emekleri bir laf ile kırmamdan
İstediklerim için geride bıraktıklarımdan
Ezilmek zorunda olduğunu sandığım şeylerden,
Yeteneklerimi görmeyip, olmayan şeylere takıldığımdan,
Oluşmasının kolay olduğu için değerini bilemediğim şeylerden,
Benim emeğim olmayan şeyleri değersiz görmemden,
Yeteri kadar çaba sarfetmememden,
Bir işi bitirmeden yarı yolda yakınmamdan,
Değeri, değer kişilere vermememden,
Hayatta kapladığım alandan,
Bu hayatı bana verenlere tavrımdan
Hayatı neşelendirmediğim her andan,
Değerini bilemediğim her kişi ve andan
Bu güne kadar doğru düzgün, özür dilemediğim bu yaşamdan,
Özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim...
Yapılanların normal bir şey
Yaşatılanların olması gerektiğini sanarız bazen.
Özür dilerim
Hırsa kapılıpta keyif alamadığım hayattan,
Anı değerlendireceğim diye öngöremediğim gelecekten,
Emekleri bir laf ile kırmamdan
İstediklerim için geride bıraktıklarımdan
Ezilmek zorunda olduğunu sandığım şeylerden,
Yeteneklerimi görmeyip, olmayan şeylere takıldığımdan,
Oluşmasının kolay olduğu için değerini bilemediğim şeylerden,
Benim emeğim olmayan şeyleri değersiz görmemden,
Yeteri kadar çaba sarfetmememden,
Bir işi bitirmeden yarı yolda yakınmamdan,
Değeri, değer kişilere vermememden,
Hayatta kapladığım alandan,
Bu hayatı bana verenlere tavrımdan
Hayatı neşelendirmediğim her andan,
Değerini bilemediğim her kişi ve andan
Bu güne kadar doğru düzgün, özür dilemediğim bu yaşamdan,
Özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)