30 Ocak 2012 Pazartesi

Babasının,babasından göremediği için hiç bir çocuğun göremeyeceği,şu kısır döngü!!!

  Parmaklarım kopana kadar olayı anlatasım ve yazasım var,lakin içimdeki sinir geçene kadar yazabileceğim biliyorum.Derken başlıyorum.
  Eyvallah,kuşak çatışması diye bir şey var,eyvallah,aradaki teknoloji farkının yetişme farkını çok etkileyebileceğini önceden kavramak zor.İnsan kendini yeniler,gerek yeni işe girmek için,gerek davayı kazanmak için,gerek arkadaşlarının arasında parmakla gösterilmek için.Ancak konu çocuğu olunca insanın bu hırsı kayboluyor.Baba ,annenin maneviyatını geçemediği için maddiyatla vuruyor(doğru diye kafa mı salladınız) Bu olay,özellikle,çocuk üniversiteye gittikten sonra babaların kafasındaki baba-çocuk ilişkisi,bankamatik-sömüren ilişkisine dönüyor.Sonra gelsin şamata.
  Asıl sorgulamak istediğim,acaba çocuğunu küçük yaşta karşına aldığında,bundan bi bok olmaz dediği için mi ya da ben bunun babasıyım,ben en fazla bu kadar yaptım,o da bundan fazlasını yapamaz dediği için mi çocuğa bu güvensizlik.Çocuğu özel okullara gönderdik hiçbir şeyi esirgemedik demek mi,yoksa o çocuğun santranca olan düşkünlüğünü sizin keşfetmeniz mi sizi "veli" yapar?Hee haklısınız,okuyacak çocuk var(freud) okumayacak çocuk var(einstein).Çocuk bir yol seçecekse bu 20 yılda gerçekleştirilir,çocuk doğduktan sonra ilkokula gidene kadar işi bırakıp bakmakla değil ama diyeceksiniz ki işte öyle konuşulduğu gibi olmuyor.Kimse sizden şu an da yaptığınızdan fazla bir şey istemiyor,istenilen tek şey çocuğun eğilimini keşfedin.Okullara gönderdiğiniz çocuklar koyundan başka bir şey olmayacak bari siz farklılaştırın.Eğilimini keşfettiğiniz çocuğa daha kolay hükmedersiniz ama bu da parayla olmaz.Zamanın da ve hala dendiği gibi en iyi yatırım eğitime yapılan yatırımdır ancak çocuğun kişilik ve psikolojik eğitimine.
  Sorulardan bir tanesi de,gerçekten babadan göremediğini insan çocuğuna göstermek için sabırsızlık mı duyar yoksa bunu bahanesi olarak saklayarak,her hatasında ısıtıp ısıtıp öne koymak için mi kullanır? Her ikisi de aslında aynı kapıya çıkmıştır ama ilki ikincisinden daha iyimserdir ve bari bir şeyler yapmak için çabalanıyordur.Gerçek,tıpkı fıkradaki adam gibi çocuğunu özel okullara göndermek istemiş olmamış,ilgilenmek istemiş olmamış,en son babasına ben iyi baba olamadım dediğinde,babası bana da böyle demiştin demiş(Babadaki intikama bak,yeni çıkıyor.Peki dede olarak sen katamadın mı bir şeyler?).Çocuğun hayatının istediğin gibi olmayacağını bilmek lazım,sen gerekli terbiyeyi verirsin,o terbiye o çocuğa yolu çizdirir,gerekli doneleri yüklersin,o çocuğu başarıya taşır ama yola sokmaya çalışırsan,o çocuk sadece senin olamadığın taraf olur ve çocuğa baktığında,başarısız olan kendi küçüklüğünü görürsün.
  Devamı gelecek...
  

10 Ocak 2012 Salı

Mucize Lezzetlere Rakibim: 1.Round : Kömbe



Kömbe ve Safranlı Pilav


  Kömbe,bir sıcak ve terleten yaz günü,gazete sayfasında gördüğüm,haliyle yaz günü değil(yağlı ve ağır olabileceğinden,sonuçta ocakta yağ,mangaldaki gibi dumana dönüşmüyor),kış günlerinde yapabileceğim ve tarifi olmayan bir yemekti.Sonrasında ekmekiçi restaurantında bunu yaptıklarını duydum ve soluğu orada aldım.Lakin porsiyonu o kadar küçüktü ki sadece içindekilerin neler olduğunla ilgilendim ve çaktım davayı.Kömbenin kavurmadan farkı birkaç baharatı ve kaşarı.Bunu kendime saklayacağım ve kimse yapmasın gibi bir ego tatminine girmeyeceğim.Kendi stilinizle yapıp kavurmaya kaşar ile baharat katın aynısı olur,hem kendi yemek tarzınızdan ödün vermemiş olursunuz,hem de aile bireyleri farklı bir şey yiyeceğiz bismillah tedirginliğine girmez.
  Kavurmayı önceden kavurmuşlar,ben inanmadım bir daha kavurdum(suyunu salıp çekecek,madem çekeceksin niye salıyorsun,oyun olsun işte),sonrasında kavurmayı oyuncu değişikliği ile bench e yani ayrı bir tabağa aldık.Sonrasında soğanları kokusu çıkana kadar,sonra sarımsakları,sonrasında da biberleri amma biberleri annelerimiz gibi çok öldürmeyin accık canlı kalsın yavrucağızlar.Ardından salçamızı, baharatlarımızı (fesleğen,kimyon,nane,pul biber,nane) kaşarımızı veee kremamızın yarısını koyuyor kavurmamızla kavuşturuyor ve 5 dk demlenmeye bırakıyoruz ;)) sonra afffiyet olsun.Safranlı pilavı zaten biliyorsunuz,aynı şekilde brokolinin haşlamasını da ama brokolinin şöyle bir güzelliği varmış : çiğnerkenki harcadığın kalori, brokolinin içindeki kaloriden fazlaymış,garip :D Afiyet olsun ;))